Artık Her Şey Biraz Eksik!

 Artık Her Şey Biraz Eksik!

Son zamanlarda fark ettin mi, hiçbir şey eskisi gibi mutlu etmiyor. Bir kahve içiyorsun, tadı yok. Bir şarkı dinliyorsun, sesi yormuyor ama ruhuna da dokunmuyor. Bir kalabalığa karışıyorsun, herkes gülüyor; sen sadece izliyorsun.
Çünkü içinden bir şey eksilmiş. Hayattan zevk almayı unutturmuş bir yorgunluk gizli sende farkında değilsin!

Bazen sebebi bile belli değildir. Bir şey olmamıştır ama her şey olmuştur. Güvendiğin insanlar usulca sırtını dönmüştür. Kimi sessizce gitmiştir, kimi arkadan kuyunu kazmıştır. Kimi de bağıra çağıra zeytinyağı misali olup akıp gitmiştir.
Ve sen, bir süre anlamamışsındır bile. Gülerken bile içten içe tedirgin olmuşsundur… “Acaba bu da bir gün gider mi?” diye.

Zamanla öğrenirsin: Kimse senin kadar samimi değil! Herkesin gülüşünün altında başka bir niyet, herkesin dostluğunda gizli bir hesap vardır. Ve sen, saf kalmakla aptal kalmak arasında ince bir çizgide yürürsün. Birini kardeş bilirsin, arkandan vurur. Birine inanırsın, yokluğunda seni anlatır. Birine emek verirsin, en küçük hatanda seni siler.

İşte o zaman başlarsın uzaklaşmaya. İnsanlardan değil belki ama beklentiden.
Konuşmamayı, anlatmamayı, paylaşmamayı öğrenirsin. Gülmeyi değil, susmayı seçersin.
Çünkü anlıyorsun ki, ne kadar iyi olursan ol, kötülük hep bir yol buluyor. Ve bazen en çok sevdiklerin kazıyor kuyunu.

Bir noktadan sonra artık hiçbir şey aynı gelmez. Ne bir kahkaha ne bir başarı, ne de bir dost meclisi… Hepsi birer dekor gibidir; senin içinde sahne kapanmıştır.
İnsan yorulur GÜVENMEKTEN. Ve güveni bittiğinde, tadı da biter hayatın.

Ama yine de yaşamaya devam edersin. Yorgun ama dik, kırık ama zarif. Çünkü biliyorsun, her kötülük insanın kendine zarar verir en çok. Ve sen artık savaşmak istemiyorsun.
Yalnızlığı seçiyorsun, sessizliği, kendi kabuğunu. Çünkü orada kimse kuyunu kazamaz.
Kimse arkandan konuşmaz. Ve kimse, seni sen kadar yaralayamaz.

Bir gün biri sorar belki:
“Neden bu kadar soğuksun, neden bu kadar uzak?” Sen gülümseyip sadece şunu söylersin: “Çünkü artık herkesin neye benzediğini gördüm.”

Ve işte o an anlarsın…
Mutluluk eksik değil aslında, sadece fazlaymış insanlar. Artık gülmüyorsun, ama en azından sahte de değilsin. Artık yalnızsın, ama huzurlusun. Ve bu, belki de yeniden doğmanın en sessiz hali.

Gül Tekbaş

Konya Bülten

Benzer Haberler