Konya, Uluslararası Selçuklu Medeniyeti Sempozyumu’na Ev Sahipliği Yapıyor
Sen Anlarsın İçimdeki…
Bazen bir şarkı gelir, tam kalbinin üzerine oturur. Sanki senin yaşadıklarını anlatır, senin susuşlarını söyler. Mustafa TAŞ’ın o meşhur cümlesi gelir kulağına:
“Savaşacak gücüm mü var?”
İşte tam orada bir düğüm olur boğazında… Çünkü gerçekten de yoktur artık. Ne savaşacak gücün, ne anlatacak kelimen, ne de taşıyacak kalbin kalmıştır. Sevmek bir zamanlar nefesti, şimdi yüktür. Birini sevmek değil, birini unutamamak yorar asıl insanı. Savaşıp kazanmak değil mesele; bazen savaşmadan çekilmek gerekir. Ve o gün gelir, içinden bir ses fısıldar: “Öldürdüm ben seni.”
Korkma, bu bir nefret cümlesi değildir. Bu, kendini koruma biçimidir. Birini içinden öldürmek, hayatta kalmanın en sessiz şeklidir. Çünkü her hatırladığında eksilirsin. Bir tebessümü, bir sözü, bir fotoğrafı bile seni darmadağın etmeye yeter. Sonra fark edersin; artık sevmek değil, yaşamak için direniyorsun. Belki hala adını duyduğunda kalbin sızlar. Belki rüyalarına girer, belki sokakta bir şarkı çalar ve sen bir anlığına o ana dönersin. Âmâ artık savaşmazsın.
Çünkü savaşacak gücün yoktur.
Ve bu cümle, yenilginin değil, kabullenişin ifadesidir.
Bazı insanlar susar, çünkü anlatmak artık işe yaramaz. Ne deseler eksik kalır, ne anlatsalar yetmez. O yüzden susarlar. Bir şarkı açarlar, o söyler onlar yerine.
“Sende anlarsın” der mesela Mustafa Taş…
Ve sen, o an bilirsin… Gerçekten de anlayacak tek kişi odur: Senin içindeki seni anlayacak tek kişi.
Hayat böyle işte. Bazen en çok sevdiğini, en çok susturursun. Bazen en içten “kal” dediğini, sessizce uğurlarsın. Ve bir gün fark edersin…
Artık ağlamıyorsun, özlemiyorsun, konuşmuyorsun. Çünkü bitmiş ve sen onu içinde gömmüşsün.
Belki o hala yaşıyordur, bir yerlerde kahkaha atıyordur. Ama senin içinde çoktan ölmüştür.
Ve sen, her nefes aldığında o sessizliği taşıyorsundur. İşte bu yüzden güçlü görünürsün; çünkü kimse bilmez, gücün aslında ne kadar kırık bir kalpten geldiğini.
Ve sonra bir dize gelir aklına…
“Şair ‘senden vazgeçtim’ demek istememiş de;
merhamet bilmeyen kalbinden öpüyorum.
Gözlerin istediğine gülebilir” demiş.
İşte o an anlarsın: Affetmek değil bu, unutmak da değil… Sadece kabullenmek. Bazen yaşamak, birini içinden sessizce öldürmeyi göze alabilmektir. Ve bu duyguyu sen anlarsın…
İçimdeki gibi.
Gül Tekbaş
